Nesil Farkı; Dijital Yerliler ve Dijital Göçmenler

20 yıl önce doğan bireyler 20 yıl sonra doğan bireylerle karşılaştırıldığında aynı şeyleri düşünmüyor, benzer şekilde öğrenmiyor ve anlamıyorlar. Deneyimler farklılaştıkça düşünce kalıpları da değişmeye başlıyor. Kuşaklararasındaki farklılaşmanın başlıca sebepleri olarak; teknolojik devrim, bilgi patlaması, artan-uzayan eğitim süresi ve bağlı şekilde uzatılmış bir gençlik süresi (beliren yetişkinlik), kutuplaşan demografik yapı ve değer değişmelerinden bahsedilmektedir (Tezcan, 1981). Nesil farklılıkları tarihin her evresinde belirgin şekilde görülen değişimlerden anlaşılabilirken; teknolojik devrimin hayata geçmesiyle beraber eğitim sistemi, aile ve arkadaşlık ilişkileri, iletişim şekilleri, iş yaşantısı üzerinde de etkisini hissettirmeye başlamıştır.
Teknolojinin bu kadar insanların yaşantısına girmesiyle birlikte yeni tanımlamalar literatürde yerini almıştır. Örneğin, Hammil’in 2005 yılında yaptığı sıralamada kuşakları; 1945 öncesi, “Büyük ya da sessiz nesil (gelenekçiler kuşağı)”; 1946- 1964 arası doğanlar, “Çocuk Patlaması (Baby Boomers)”; 1965-1980 arası doğanlar, “X kuşağı”; 1981- 2000 arasında dünyaya gelenler, “Y kuşağı (Milenyum kuşağı)”; 2001 ve sonrası, “Z kuşağı (internet kuşağı)” olarak kategorize etmiştir. 2001 yılında ise Prensky alanyazına “Dijital Yerliler ve Dijital Göçmenler” kavramlarını kazandırmıştır. Bu modele göre teknolojiyle büyüyen nesil “Dijital Yerliler” iken; teknolojiyle sonradan tanışan ve uyum sağlamaya çalışan nesile “Dijital Göçmenler” ismini vermiştir.
Teknolojiyle büyüyen nesil teknoloji olmadan büyüyen nesil’e göre bilişsel olgunlukta anlamlı olarak farklı bulunduğu doğru. Peki dijital nesil daha mı zeki büyüyor, bütün bunlar buna mı işaret? Konuyla ilgili iki kutuplu tartışmalar yapılmaktadır. Kimi tartışmalar teknolojiyi yerden yere vururken kimileri ise aslında yararlarının oldukça fazla olduğunu ifade etmektedir. Çalışmaların büyük çoğunluğu Y ve Z kuşağının daha zeki, bilişsel açıdan daha olgun olduğuna vurgu yaparken, Piaget’nin gelişim evrelerinin halen devam ettiğini ve aslında dijital jenerasyonda da benzer şekilde sürdüğünü vurgulayan çalışmalar bulunmaktadır (Afflect, 2013). Bunun en açık örneği öğretmenler’in- dijital göçmenler- teknolojiye uyum sağlamak amaçlı çocuklara verdikleri ev ödevlerinde görülebilir. Öğretmenler de çocukların bilişsel açıdan yeterliliklerine inanarak, onların bilişsel yeteneklerinin üzerinde beklentilerde bulunmalarıdır. Çocuktan beklenen; google’dan bilgiyi araştırmaları, önemlilerini alıp önemsizlerini elemeleri, bilgileri taramaları, seçmeleri ve gerekli bilgileri organize edip ödeve yerleştirebilmeleri. Ailelerin ise yakındığı konu çocukların bilişsel açıdan bunu yapmaya yeterli olmadıkları ile ilgili. Çocuk soyut işlem dönemine geçmediyse hiyerarşik organizasyonu henüz yapabilecek yeterlilikte olmamakla birlikte hayal kırıklığı da yaşamakta ve sonunda, çocukların ödevlerini aileler yapmaktadır (Afflect, 2013).
İki uçlu düşünme, dikkatin dağılmadan odaklanması gibi frontal loba bağlı bilişsel gelişim süreçleri (executive functioning) ergenliğin sonuna kadar devam eder. Ergenlerin internet kullanımındaki bilişsel sorunlarına bakıldığındaysa dikkatlerinin pop-up menüleriyle dağıldığı, düzgün referans-kaynak yazamadıkları ve internette gördükleri her bilgiyi doğru olarak kabul ettikleri gözlemlenmiştir (Eastin, 2008).
Diğer yandan, Prensky’ye göre Dijital Yerlilerin bilişsel yapı farklılıkları arasında; aynı anda pek çok işi yapabilmek (multiple tasks), hızlı olma, metin yerine grafiği tercih etme, paralel bilişsel yapı ve öğrenmede keşfe önem verirler.
Dijital göçmenler tarafından güçlükle anlaşılmaya çalışılan bu yeni bilişsel yapı bazen yanlış değerlendirilebiliyor. Klasik öğrenme yöntemlerine ilgisiz yaklaşan dijital yerliler aslında hızlı kavrayabilen ve dikkatini pek çok alana birden yöneltebilen bir zihinsel yapıyla geliyorlar. İpad, bilgisayar oyunları üzerinden öğrenme süreçlerini sürdüren dijital yerliler, dijital göçmenlerin yöntemleriyle öğrenmede zorluk yaşamaktalar ve sıkılmaktalar (Prensky, 2011a). Dijital yerliler için yeni bir konuşma dili ve jargonlar oluşmuştur. Artık yapılan Powerpoint sunumları, akıllı tahtalar bile dijital nesilin perspektifinden bakıldığında “çok eskide” kalmaktadır (Afflect, 2013).
Dijital yerlilerin düşünme yetileri, bilgisayar oyunları ve diğer dijital medyaya devamlı maruz kaldıkları için farklı şekilde gelişmiştir. Örneğin, nesnelerin 3 boyutlu-uzaysal temsilleri, çok boyutlu görsel-mekansal beceri, zihinsel haritalar, bilişsel koordinasyon, tümevarımsal keşif (gözlem yapabilme, hipotez oluşturma), dikkati yayabilme (aynı anda pek çok mekanı gözlemleyebilme), beklendik ya da beklenmedik uyarıcılara karşı daha hızlı cevap verebilme gibi bilişsel yetenekler geliştirmişlerdir (Çelen, 2013; Prensky, 2001). Dikkat süreleri, ailelerin ve öğretmenlerin yakınmalarının aksine, dijital yerliler oyunlarda dikkat sürelerini oldukça uzun tutabiliyorlar. Tüm bunların yanı sıra, video oyunu oynayan çocuklar yeni heyecan türleri deneyimlemektedirler (Çelen, 2013).
Bu yüzden artık “dijital oyun temelli öğrenme” yöntemleri onların dünyasıyla öğrenmeyi onlar için mümkün kılar. Şimdiki yetişkinler dijital yerlilerin böyle olmasına şüpheyle bakıyorlar ve halen bunun iyi olup olamayacağını tartışıyorlar- birkaç kötü bilgisayar oyunu yüzünden- ve dijital yerlilere “esnek düşünceyle” bakamıyorlar. Dijital göçmen olabilmeleri için gereken daha post-formal düşünebilmeleri; esnek düşünebilme, farklı düşünme şekillerinin olabileceğini görebilme, problemlerde bir klasik seçenekten fazla seçenek olabileceğini görebilme, kritik düşünebilme ve grilerin de olduğunu görebilme (Prensky, 2001a; Prensky, 2001b).
Kuşaklararası farklılığın en önemli sebeplerinden biri yaşamı ve olayları her yaşın kendi perspektifine göre değerlendirmesidir. Tüm bu gençlerle yetişkinler arasında yaşanan değişim  “dijital nesil farklılığı” kavramını gündeme getirmiştir (Prensky, 2001). Dijital nesildeki bilişsel farklılıklar, yaşlılarla gençler arasına daha büyük uçurumlar koymuştur. Sessiz nesil ve çocuk patlaması nesilleri sadece bilişsel açıdan değil psiko-sosyal açıdan da farklılaşmaktadır. Diğer nesillere göre yaşamla mücadele ve uyum yapabilme becerileri, deneyimleri, beklentileri, değer yargıları farklılaşmaktadır. Bu nesiller teknolojiyle doğan nesiller değil ve hızlı yaşamsal değişikliklere tanık olmuş, teknolojik devrimle tanışmaları ise geç olmuştur.
Nesiller arasındaki çatışmanın tek sebebi teknolojiyi anlayamamak değil, alanyazında özellikle yer alan tekno-fobikler ve ideolojik olarak teknolojiyi kültürlerine kabul etmek istemeyen dolayısıyla uzak bir yaşam süren topluluklar var (Amişler gbi) (Selwyn, 2003). Nesiller arasındaki farklılıklar, ailelerin çocuklarıyla kurduğu iletişim kentten köye doğru gidildikçe daha değişebilmektedir. Kağıtçıbaşı (2010) aile değişim modelinde, kentlerde yaşayan Bağımsız aile’nin sosyo-ekonomik düzeyi yüksek, teknolojiyle iç içe yaşamakta ve çocuklarının bağımsızlığını desteklemektedirler. Bu aile yapısı içerisinde, aileler çocuklarına sınırlı alanlarda oynama imkânı vermekte ama aynı zamanda bilgisayarla oynamalarından da oldukça tedirgin olmaktadırlar. Hatta bazı aileler bilgisayar, televizyon, i-pad ve akıllı telefonların aile-içi iletişimi bozduğunu dile getirmekteler.
Yetişkinlerin çocuklardan beklentileri aile-içinde bir koas’a yol açabilmektedir. Örneğin Sessiz Kuşak olarak adlandırılan neslin, en değer verdiği konular otoriteye saygı, sadakat, çok çalışma ve toplumsal değerlere adanmışlıktır (Akdemir ve ark, 2012). Sessiz kuşağın emekli olduğu düşünüldüğünde torunlarından daima ders çalışmalarının beklenmesi (oyunun önemsizleştirilmesi), üniversiteye giden hala okuyan gençlerden biran önce yetişkin yaşamına geçip yetişkinlik görevlerinin yapılmasının beklenmesi, gelişimsel evreleri esgeçen tutumlar aile ile genç nesil arasında anlaşmazlıklara yol açabilmektedir (Vaterlaous, 2012).
Kuşaklararasında dayanışmayı mümkün kılan yeni nesli anlamaya ve önceki nesillerle de iletişim becerilerini geliştirmeye yönelik toplum ve aile eğitimleri düzenlenmelidir. Bu yolla hiçbir kuşak kendini yalnız ve toplumdan uzak hissetmez.

REFERANSLAR

  • Aydın, M.Z. 2008 “Kuşaklar Arası Çatışma mı? Uyum mu?”, Anadolu Gençlik, 100, Ankara, ss.16-17.
  • Akdemir, A., Konakay,G., Demirkaya, H., Noyan, A., Demir, B., Ağ,C.,Pehlivan, Ç., Özdemir, E., Akduman, G., Eregez, H., Öztürk, İ., Balcı,O. (2013). Y Kuşağının Kariyer Algısı, Kariyer Değişimi ve Liderlik Tarzı Beklentilerinin Araştırılması, Ekonomi ve Yönetim Araştırmaları Dergisi, 2 (2).
  • Afflect, C. (2013). The Rewired Generation – Stepping into the Gap that is the Digital Divide. Samra Conference Delegate Copy.
  • http://www.samra.co.za/wp-content/uploads/2013/05/Affleck_The-rewired-generation-Guest-Paper.pdf 
  • Selwyn, N. (2003). Apart from technology: understanding people’s non-use of information and communication technologies in everyday life. Technology in Society 2,5 99–116.
  • Prensky, M. (2001a). Digital Natives, Digital Immigrants, Part I, NCB University Press, 9(5). 1-12.
  • Prensky, M. (2001b). Digital Natives, Digital Immigrants, Part II: Do they really think differently ? NCB University Press, 9(6).
  • Bilgiç, G.H., Duman, D., Seferoğlu, S.S. (2011). Dijital Yerlilerin Özellikleri ve Çevrimiçi Ortamların Tasarlanmasındaki Etkileri. Akademik Bilişim, Akgül, M., Derman, E., Özgit, A., Çağlayan, U., Ertürkler, M., Karakaplan, M. XIII. Akademik Bilişim Konferansı Bildirileri (273-281). İnönü Üniversitesi: İnternet Teknolojileri Derneği. ISBN: 000-000-00000-0-0, Birinci Basım: Xxxxx
  • Çelen, N. Elektronik Medyadaki (filmler, diziler, video oyunları) İmgelerin Çocukların Heyecanları Üzerindeki Etkileri. (2013) Yavuzer, H. Ve Şirin, R.M. 1. Türkiye Çocuk ve Medya Kongresi Bildiri Kitabı (311- 319). Nişantaşı: Çocuk Vakfı Yayınları.
  • Tezcan, M. (1984) Gençlerin Aile İçinde Anne-Baba ile Anlaşmazlıkları 17(1) DOI: 10.1501/ Egifak_0000001031.
  • Öztürk, A. (2013) Ailede Ebeveyn Çocuk Etkileşimi. Acat, B.(ed) Aile İçi Uyumlu Etkileşim Anadolu Üniversitesi Yayını: 2688 ve Açıköğretim Fakültesi Yayını: 1654 http://eogrenme.anadolu.edu.tr/eKitap/EVI201U.pdf
WeCreativez WhatsApp Support
Merhaba Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?